"Junior Yazılımcı Aranıyor — Tercihen 2+ Yıl Deneyimli." İlan, üniversite mezunu bir gruba yönlendirilen kariyer sitelerinde günlerdir aynı formatla dolaşıyor.
"Junior Yazılımcı Aranıyor — Tercihen 2+ Yıl Deneyimli." İlan, üniversite mezunu bir gruba yönlendirilen kariyer sitelerinde günlerdir aynı formatla dolaşıyor. Pozisyon "junior" olarak açılmış, ama şartlar bir "junior"ın henüz sahip olamayacağı bir geçmişi arıyor. Yeni mezun bu ilanı okuyor, başvurup başvurmayacağına karar veremiyor — "tercihen" mi ciddi, yoksa gerçekten eleyici mi?
Paradoks nasıl oluşuyor
Bu çelişki tesadüfen değil, işverenin risk hesabından doğuyor. Deneyimsiz birini işe almak, eğitim süresi, hata payı ve verimliliğin geç oturması anlamına geliyor — bunun maliyeti işveren için somut ve öngörülebilir. Deneyimli birini almanın maliyeti ise görünürde yok; sanki hazır bir çalışan kapıdan giriyor.
Bu yüzden "giriş seviyesi" ilanlar bile, işverenin kendini güvence altına alma refleksiyle, fiilen orta seviye bir talebe dönüşüyor. İlanı açan kişi bunu "en iyi ihtimali kaçırmamak" olarak görüyor; ama sonuç, gerçekten giriş seviyesindeki adayın sistemin dışında kalması.
Döngünün içinde ne deneniyor
Genç mezun bu döngüde birkaç yol deniyor. Bazıları ücretsiz ya da düşük ücretli stajlarda uzun süre kalmayı kabul ediyor, "deneyim kazanmak" adına. Bazıları özgeçmişindeki unvanları büyütüyor — altı aylık bir stajı "proje yöneticisi" gibi göstermek zorunda hissediyor kendini, çünkü ilanların dili bunu gerektiriyor.
Bir kısmı da başvuru sayısını artırarak telafi etmeye çalışıyor — günde on, yirmi ilana başvurup istatistiksel olarak bir dönüş almayı umuyor. Bu, hem adayın motivasyonunu hem de başvurulan şirketlerin geri dönüş kalitesini düşüren bir kısır döngüye dönüşüyor: çok fazla başvuru, her birine ayrılan özenin azalmasına, bu da geri dönüş oranının daha da düşmesine yol açıyor.
Bireysel değil yapısal bir sorun
Bu tabloyu "gençler yeterince çabalamıyor" ya da "eğitim sistemi yetersiz" gibi bireysel açıklamalara indirgemek kolay, ama eksik. Sorunun merkezinde, işe alım sürecinin riski tamamen adaya yıkması var. İşveren "giriş seviyesi" yazıp deneyim istediğinde, aslında eğitim maliyetini —normalde kendisinin üstleneceği bir maliyeti— dolaylı yoldan adaya devrediyor: "önce bir yerde deneyim kazan, sonra bize gel."
Bu döngüyü kıracak tek taraf da genç mezunlar değil. İlan dilinin gerçek beklentiyle uyuşması, "giriş seviyesi" denen pozisyonların gerçekten giriş seviyesinde kalması, tek başına büyük bir değişim gibi görünmese de, döngünün ilk kırılma noktası olabilir.


Yorumlar
Yanıtlar
SıralamaHenüz yanıt yok — ilk yanıtı sen yaz.