Mülakatın son beş dakikası. İK yetkilisi gülümsüyor, "Burada hiyerarşi falan yok, biz aile gibiyiz" diyor. Adayın çoğu bunu olumlu bir sinyal olarak duyuyor.
Mülakatın son beş dakikası. İK yetkilisi gülümsüyor, "Burada hiyerarşi falan yok, biz aile gibiyiz" diyor. Adayın çoğu bunu olumlu bir sinyal olarak duyuyor — samimi, sıcak, "bürokratik olmayan" bir yer. İşe başladıktan üç ay sonra aynı cümleyi, akşam 8'de gönderilen bir mesajın altında, "ailece omuz omuza vereceğiz" şeklinde tekrar duyuyor.
Bir metaforun iki işlevi
"Aile gibiyiz" cümlesinin kendi içinde bir zararı yok. Sorun, bu cümlenin şirket içinde nasıl kullanıldığında ortaya çıkıyor. İki farklı işlevi var: birincisi gerçekten sıcak bir çalışma ortamını tarif etmek, ikincisi ise sınır koymayı zorlaştırmak.
Bir "iş arkadaşından" izin istemek başka bir şey, bir "aile üyesinden" izin istemek başka bir şey. Aileler birbirinden özür dilemeden yardım ister — bu beklenti iş ilişkisine taşındığında, "hayır" demek artık profesyonel bir sınır koymak değil, aileye ihanet etmek gibi hissettiriliyor.
Aile ile iş ilişkisi arasındaki fark
Bunu netleştirmenin en kolay yolu, metaforu sonuna kadar takip etmek. Aile seni işten çıkarmaz; şirket çıkarır. Aile senin maaşını kesmez; şirket keser, hatta gecikmeli öder. Aile senden performans değerlendirmesi istemez; şirket her çeyrek ister ve o değerlendirme kariyerini belirler.
Bu karşılaştırma kaba görünebilir, ama tam olarak metaforun sakladığı şeyi gösteriyor: bir iş ilişkisi, ne kadar sıcak olursa olsun, sonuçta karşılıklı çıkara dayalı ve resmî bir ilişki. "Aile" çerçevesi bu resmiyeti gizliyor — ve resmiyet gizlendiğinde, resmî haklar da (mesai ücreti, izin, fazla çalışma tazminatı) bir şekilde "aile içinde konuşulacak" bir mesele gibi görünmeye başlıyor.
Mobbing ile kesiştiği nokta
"Aile" söylemi bir hiyerarşiyi eleştiriye kapatmak için de kullanılabiliyor. Bir yöneticinin tutarsız, sert ya da adaletsiz davranışı, "aile içi meseleler böyle çözülür" mantığıyla normalleştirilebiliyor. Şikâyet eden kişi, kurumsal bir hakkını kullanan biri değil, "ailenin uyumunu bozan" biri gibi konumlandırılıyor.
Bu, klasik mobbing dinamiklerinden biriyle örtüşüyor: sorunu dile getireni, sorunun kaynağı gibi göstermek. "Aile" çerçevesi, bu tersine çevirmeyi daha kolay hâle getiriyor — çünkü aileye karşı çıkmak, bir kuruma karşı çıkmaktan duygusal olarak çok daha ağır bir şey.
Sağlıklı bir şirket kültürünün "aile" olması gerekmiyor. Güvenilir bir iş ortamı — sınırları net, hakları tanımlı, iletişimi açık bir yer — büyük söylemlere ihtiyaç duymadan da iyi bir yer olabilir. Belki de en sağlıklı işaret, bir şirketin kendini hiçbir metaforla tarif etmeye ihtiyaç duymamasıdır; sadece söylediğini yapması yeter.


Yorumlar
Yanıtlar
SıralamaHenüz yanıt yok — ilk yanıtı sen yaz.